Kısa cevap: Karşılıksız yararlanma suçu (TCK 163), abonelik esasına göre yararlanılan elektrik, su veya doğalgazın sahibinin rızası olmadan ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörür (163/3). Yargıtay’a göre enerji sayaçtan geçiyor ve miktar tespit edilebiliyorsa suç değil, usulsüz kullanım ve hukuki uyuşmazlık vardır. Kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan tamamen ödenirse kamu davası açılmaz (TCK 168/5).
Elektrik dağıtım şirketinin denetiminde “kaçak tespit tutanağı” düzenlenmesi, binlerce kişinin ceza soruşturmasıyla tanıştığı en yaygın yollardan biridir. Bu dosyaların önemli bir kısmı aslında suç değil, abonelik ve fatura uyuşmazlığıdır; diğer kısmında ise zararın zamanında ödenmesiyle dava hiç açılmadan kapanabilir. Bu yazıda TCK 163’ün üç fıkrasını, kaçak ve usulsüz kullanım ayrımını, TCK 168/5’teki tazmin imkânını ve tam metnini okuduğumuz üç Yargıtay 2. Ceza Dairesi kararını anlatıyoruz. Güncel metin için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun güncel metni incelenebilir.
Karşılıksız Yararlanma Suçu Nedir?
Karşılıksız yararlanma, bedeli ödenerek yararlanılabilen otomat hizmetlerinden, iletişim hatlarından ve yayınlardan ya da abonelik esasına göre sunulan elektrik, su ve doğalgazdan bedel ödemeden veya ölçümü engelleyerek yararlanmakla oluşan, malvarlığına karşı bir suçtur. Kanun üç ayrı hâl öngörür ve en ağır cezayı enerji ve suyun kaçak kullanımına bağlar.
TCK 163/3’ün tam metni şöyledir: “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” Bu fıkra, 05.07.2012’de yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’la eklenmiştir.
6352 sayılı Kanun’dan önce elektrik kaçağı, enerjinin taşınır mal sayılması nedeniyle TCK 142/1-f’deki nitelikli hırsızlık kapsamında cezalandırılıyordu. Aynı Kanun bu bendi ve TCK 141/2’deki “enerji taşınır mal sayılır” hükmünü kaldırdı. Bu nedenle 05.07.2012’den sonra kaçak elektrik ve su kullanımı hırsızlık değil, karşılıksız yararlanma olarak değerlendirilir. Hırsızlık suçu için hırsızlık suçu (TCK 141-142) yazımıza bakabilirsiniz.
Kaçak Elektrik, Su ve Doğalgaz Kullanmanın Cezası Ne Kadar?
Kısa cevap: Kaçak elektrik, su veya doğalgaz için 1-3 yıl hapis. Otomat hizmetinde 2-6 ay, hat ve yayında 6 ay-2 yıl hapis veya adli para cezası.
Kaçak elektrik, su ve doğalgaz kullanmanın cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir; bu fıkrada adli para cezası seçimlik olarak öngörülmemiştir. TCK 163/1’deki otomat hizmeti hâli iki aydan altı aya, 163/2’deki telefon hattı, frekans ve yayından izinsiz yararlanma hâli ise altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır.
Bir yıl veya daha az süreli hapis kısa süreli olduğundan, 163/3’te alt sınırdan verilen ve takdiri indirimle bir yılın altına inen ceza TCK 50’ye göre adli para cezasına veya başka bir seçenek yaptırıma çevrilebilir. Ancak dosyanın en etkili çözümü, aşağıda anlatılan zarar tazminidir.
Sayaçtan Geçen Kullanım da Karşılıksız Yararlanma Suçu mudur?
Sayaçtan geçen ve tüketim miktarı tespit edilebilen kullanım, aboneliksiz olsa bile Yargıtay’a göre TCK 163/3 suçunu oluşturmaz; çünkü fıkra “tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde” tüketimi arar. Bu durumda usulsüz kullanım vardır ve uyuşmazlık kurum ile kullanıcı arasında hukuki bir uyuşmazlıktır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 12.06.2023 tarihli, 2021/9618 E., 2023/3502 K. kararında sanık, perakende satış sözleşmesi feshedildikten sonra yeni sözleşme imzalamadan elektrik kullanmaya devam etmişti. Yerel mahkeme, kullanılan elektriğin sayaçtan geçtiğini, miktarının tespit edilebildiğini ve sayaç dışından harici kablo çekilmediğini kabul ederek beraat kararı verdi. Daire, kurum raporu ve bilirkişi raporuna göre eylemin usulsüz elektrik kullanımı kapsamında kaldığını, enerjinin sayaçtan geçtiğini ve miktarının tespit edilebildiğini belirterek beraati oy birliğiyle onadı.
Buna karşılık sayaca müdahale edilerek tüketimin eksik gösterilmesi ya da sayaç dışından hat çekilmesi ölçümü engeller. Bu nedenle tespit tutanağında “usulsüz” ve “kaçak” ifadelerinin hangisinin kullanıldığı ve teknik bilirkişinin sayaç hakkındaki tespitleri dosyanın sonucunu belirler. Sayaçtaki mühürlerin bozulması ayrıca mühür bozma suçu (TCK 203) açısından değerlendirilebilir.
Kaçak Kullanım Borcunu Ödersem Dava Açılır mı?
Kısa cevap: Hayır; kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan tamamen ödenirse kamu davası açılmaz. Hükme kadar ödemede ceza üçte birine kadar iner.
Kaçak kullanım borcu soruşturma tamamlanmadan tamamen ödenirse kamu davası açılmaz. TCK 168/5’e göre karşılıksız yararlanma suçunda fail, azmettiren veya yardım eden pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin ederse dava açılmaz; hüküm verilinceye kadar tazmin ederse ceza üçte birine kadar indirilir. Kişi bu imkândan en fazla iki kez yararlanabilir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 29.04.2025 tarihli, 2025/3139 E., 2025/7634 K. kararında elektrik dağıtım şirketi, şüphelinin sayaçtan geçmeden ölçümsüz şekilde elektrik tükettiğini bildirmişti. Savcılık, tüketim miktarının belirlenebildiği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi, itiraz da reddedildi. Adalet Bakanlığı’nın istemiyle yapılan incelemede Daire, sayaçsız kullanımlarda tüketim miktarının belirlenmesi engellendiğinden suçun unsurlarının oluştuğunu belirtti. Savcılığın kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını bilirkişiye hesaplatması, şüpheliye miktarı belirterek usulüne uygun süre vermesi ve soruşturma tamamlanmadan ödeme yapılırsa dava açılmayacağını bildirmesi gerektiğini vurguladı. Bu tazminin bir dava şartı olduğunu belirterek itirazın reddine dair kararı kanun yararına bozdu.
Bu karar, şüphelinin ödeme yapabilmesi için zarar miktarının kendisine açıkça bildirilmesi gerektiğini gösterir. Ödenecek tutar, kurumun talep ettiği cezalı tutar değil, bilirkişiye hesaplatılan vergili ve cezasız gerçek zarardır. Etkin pişmanlığın genel esasları için TCK 168’de etkin pişmanlık yazımıza bakabilirsiniz.
Başkasının Hattından Kablo Çekmek Hangi Suçtur?
Başkasının abonelikli hattından kablo çekerek elektrik kullanmak, Yargıtay’a göre TCK 163/3’teki karşılıksız yararlanma suçunu oluşturur. Suç yalnız dağıtım şirketine karşı değil, geçerli bir abonelik sözleşmesiyle enerjinin sahibi hâline gelen gerçek veya tüzel kişiye karşı da işlenebilir. Komşu, işyeri veya ortak alan hattı da bu kapsamdadır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 15.04.2025 tarihli, 2025/3686 E., 2025/6425 K. kararında sanık, bir otelin sahibi olduğu ve alt geçidi aydınlatan elektrik hattından kablo çekerek kendi iş yerinde rızasız elektrik kullanmıştı. İlk derece mahkemesi hırsızlıktan mahkûmiyet kurdu; bölge adliye mahkemesi ise eylemin hukuki ihtilaf olduğunu kabul ederek beraat verdi. Daire, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine, otelin abonelik sözleşmesiyle elektriğin sahibi olduğunu, sanığın rızasız ve ölçümü engelleyerek kullandığını, eylemin hırsızlık değil TCK 163/3 kapsamında karşılıksız yararlanma olduğunu belirtti. Önceki düzelterek onama kararını kaldırarak beraati bozdu.
Şifreli Yayın ve Telefon Hattından İzinsiz Yararlanma Hangi Fıkraya Girer?
Şifreli yayın ve telefon hattından izinsiz yararlanma, TCK 163/2’deki karşılıksız yararlanma hâlini oluşturur. Fıkra, telefon hatları ile frekanslardan veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli ya da şifresiz yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanan kişiye altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörür.
Bu fıkrada, 163/3’ten farklı olarak, tüketim miktarının belirlenmesinin engellenmesi şartı yoktur; rızasız yararlanma yeterlidir. Hapis ile adli para cezası seçimlik olduğundan mahkeme doğrudan adli para cezasına hükmedebilir. TCK 168/5’teki tazmin hükmü bu fıkra için de geçerlidir; yayın veya hat sahibinin zararı soruşturma tamamlanmadan tamamen tazmin edilirse kamu davası açılmaz. Otomat hizmetlerinde ise 163/1 uygulanır ve hapis cezasının üst sınırı altı ay olduğundan önödeme de gündeme gelir.
Kaçak Tespit Tutanağına Karşı Nasıl Savunma Yapılır?
Kaçak tespit tutanağına karşı savunma, tutanağın içeriği ve teknik inceleme üzerine kurulur. Tutanağın kim tarafından, hangi tarihte ve kimin huzurunda düzenlendiği, sayaca müdahalenin nasıl tespit edildiği, fotoğraf veya görüntü kaydı bulunup bulunmadığı ve müdahalenin kullanıcıya yüklenip yüklenemeyeceği öncelikle incelenmelidir. Tutanak tek başına mahkûmiyete yeterli sayılmaz.
Somut olarak şu sorular önemlidir: Tesisatı fiilen kim kullanıyordu; mülk sahibi mi, kiracı mı? Sayaç kullanıcının erişimine açık bir yerde miydi? Tüketim gerçekten ölçümün dışında mı kaldı, yoksa sayaçtan mı geçti? Zarar hesabı vergili ve cezasız gerçek zarar üzerinden mi yapıldı? Tazmin için süre verildi mi? Bu sorulara verilecek cevaplar, dosyanın suç mu hukuki uyuşmazlık mı olduğunu ve davanın açılıp açılmayacağını belirler.
Karşılıksız Yararlanmada Zamanaşımı, HAGB ve Önödeme Nasıl Uygulanır?
Karşılıksız yararlanma suçunda dava zamanaşımı her üç fıkra için de sekiz yıldır. TCK 66/1-e, üst sınırı beş yılı geçmeyen hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda sekiz yıllık süre öngörür; en ağır hâl olan 163/3’ün üst sınırı üç yıldır. Süre, kaçak kullanımın sona erdiği veya tespit edildiği tarihe göre belirlenir.
Önödeme bakımından fıkralar arasında fark vardır. TCK 75/1, hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşmayan suçlarda önödemeyi öngörür; 163/1 bu sınır içindedir. 163/3 ise bir yıldan üç yıla kadar hapis gerektirdiğinden önödemeye tabi değildir; 2. Ceza Dairesi’nin incelediğimiz kararında da bu belirtilmiştir. Kaçak elektrik ve su dosyalarında asıl araç, TCK 168/5’teki zarar tazminidir.
Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az olursa, 7589 sayılı Kanun’la 16 Temmuz 2026’da değişen CMK 231/5-6’daki şartlar varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması tartışılabilir; bu şartlardan biri zararın tamamen giderilmesidir. TCK 51’e göre erteleme de mümkündür. Suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında yer almaz.

Sonuç ve Değerlendirme
Karşılıksız yararlanma suçu, en ağır hâliyle abonelik esasındaki elektrik, su veya doğalgazın rızasız ve ölçümü engelleyerek tüketilmesiyle oluşur ve bir yıldan üç yıla kadar hapis gerektirir. İncelediğimiz kararlarda Yargıtay, sayaçtan geçen kullanımı suç saymamış, sayaçsız kullanımda ise savcılığın zararı hesaplatıp ödeme için süre vermesini zorunlu görmüştür. Bu nedenle bu dosyalarda en önemli adım, gerçek zararın hesaplanması ve soruşturma bitmeden ödenmesidir.
Avukat Desteğinin Önemi
Uygulamada sık yapılan hatalardan biri, kurumun talep ettiği cezalı tutarın tamamının ödenmesi gerektiğinin düşünülmesidir; dava şartı olan tazmin vergili ve cezasız gerçek zarar üzerinden yapılır. İkinci hata, tazmin için verilen sürenin kaçırılmasıdır. Üçüncü hata ise sayaçtan geçen ve ölçülebilen kullanımlarda bunun suç olmadığına ilişkin savunmanın teknik bilirkişi incelemesiyle desteklenmemesidir. acil durumlarda gözaltı ve ifade desteği sayfamıza ve İstanbul dosyaları için Kartal ceza avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Kaçak elektrik kullanmanın cezası nedir?
TCK 163/3’e göre abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisini sahibinin rızası olmadan ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketen kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Aynı hüküm su ve doğalgaz için de uygulanır.
Kaçak elektrik borcunu ödersem dava düşer mi?
TCK 168/5’e göre kurumun uğradığı zarar soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilirse kamu davası açılmaz. Hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilirse ceza üçte birine kadar indirilir. Kişi bu imkândan en fazla iki kez yararlanabilir.
Sayaçtan geçen ama aboneliksiz kullanılan elektrik suç mu?
2. Ceza Dairesi 2023/3502 K. sayılı kararında, enerjinin sayaçtan geçtiği ve kullanım miktarının tespit edilebildiği durumda eylemin usulsüz elektrik kullanımı olduğunu, suçun değil hukuki uyuşmazlığın bulunduğunu kabul ederek beraati onamıştır.
Savcılık zararı ödemem için süre vermek zorunda mı?
2. Ceza Dairesi 2025/7634 K. sayılı kararına göre savcılık kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını bilirkişiye hesaplatmalı ve şüpheliye miktarı belirterek, soruşturma tamamlanmadan ödemesi hâlinde dava açılmayacağını bildirerek usulüne uygun süre vermelidir.
Komşunun elektriğini kablo çekerek kullanmak hangi suçtur?
2. Ceza Dairesi 2025/6425 K. sayılı kararında, abonelik sözleşmesiyle elektriğin sahibi olan kişinin hattından kablo çekip rızası olmadan ve ölçümü engelleyerek elektrik kullanmanın TCK 163/3’teki karşılıksız yararlanma suçu olduğunu, hırsızlık veya hukuki ihtilaf olmadığını belirtmiştir.
Karşılıksız yararlanma suçunda zamanaşımı ne kadardır?
Tüm fıkralar için dava zamanaşımı TCK 66/1-e gereği sekiz yıldır.
Kiracının kaçak elektrik kullanımından ev sahibi sorumlu olur mu?
Ceza sorumluluğu şahsidir; suçtan, elektriği rızasız ve ölçümü engelleyerek fiilen tüketen kişi sorumludur. Bu nedenle tespit tutanağında tesisatı kimin kullandığı, kira sözleşmesi ve abonelik kayıtları birlikte incelenmelidir. Ev sahibinin müdahaleye katıldığı ya da bilerek imkân sağladığı gösterilirse iştirak hükümleri ayrıca değerlendirilir.
Av. Burak Kahraman, karşılıksız yararlanma, hırsızlık ve malvarlığına karşı suçlarda soruşturma ve kovuşturma aşamasında müdafilik desteği vermektedir.
Hukuki Sorumluluk Reddi: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olayınıza özel hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır; güncel mevzuat ve içtihat doğrultusunda değerlendirme için bir ceza avukatına danışmanız önerilir.