Kısa cevap: Yalan tanıklık, tanık sıfatıyla bilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunmak veya bildiği hususları saklamaktır. TCK 272’ye göre soruşturma kapsamında yetkili kişi önünde yapılırsa dört aydan bir yıla, mahkeme huzurunda veya yeminle yapılırsa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir; üç yıldan fazla hapis gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturmasında yapılırsa ceza iki yıldan dört yıla kadardır. Aleyhine tanıklık yapılan kişinin gözaltına alınması, tutuklanması veya mahkûmiyeti gibi sonuçlar cezayı ağırlaştırır. Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hak kısıtlaması doğuran karar verilmeden veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde ceza verilmez (TCK 274/1). Yargıtay Ceza Genel Kurulu, tanığın beyanları arasındaki çelişkinin tek başına yeterli olmadığını, gerçeğe aykırılığın bilinerek ve istenerek yapıldığının kuşkuya yer vermeyecek biçimde ispatlanması gerektiğini belirtmiştir.
Tanık beyanı ceza yargılamasının en sık başvurulan delillerindendir ve gerçeğe aykırı tanıklık adaletin yanlış yönlenmesine yol açabilir. Bu yazıda TCK 272’nin ceza aralıklarını, etkin pişmanlığı (TCK 274) ve Yargıtay’ın ölçütlerini anlatıyoruz. Güncel metin için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun güncel metni incelenebilir.
Ceza Aralıkları ve Ağırlaştırıcı Hâller
Kısa cevap: Yalan tanıklığın cezası, beyanın nerede verildiğine, soruşturulan suçun ağırlığına ve aleyhine tanıklık edilen kişinin uğradığı sonuçlara göre belirlenir.
Tanıklıktan çekinme hakkı için eşim veya akrabam aleyhine tanıklık yapmak zorunda mıyım, tanık beyanının değeri için tanık beyanının delil değeri nasıl değerlendirilir yazılarımıza bakabilirsiniz.
Genel Kurul: Unsurlar, Çelişki ve Gerçeğe Dönme
Kısa cevap: Yalan tanıklık için tanığın bilerek ve istenerek gerçeğe aykırı beyanda bulunması gerekir; beyanlar arasındaki çelişki tek başına suçun oluştuğunu göstermez.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 03.12.2020 tarihli, 2018/298 E., 2020/499 K. kararında, bir kasten öldürmeye azmettirme davasında önce katılan aleyhine ifade verip sonra baskı altında lehe beyanda bulunan, ardından ilk celsede yeniden gerçeği söyleyen tanıklar incelenmiştir. Genel Kurul, yalan tanıklığın maddi gerçeği koruduğunu, bu nedenle beyanın lehe veya aleyhe olmasının önem taşımadığını belirtmiş; tanıkların katılan lehine yalan beyanda bulunup hüküm verilmeden önce gerçeği anlatmaları nedeniyle TCK 274/1’in uygulanması gerektiğini kabul etmiştir. Aynı kararda tehdidin geçici bir korku yarattığı ve gerçeği söyleme imkânı bulunduğu için TCK 28’in uygulanamayacağı ifade edilmiş, ayrıca tanığın doğru sandığı hususların objektif olarak gerçek dışı olmasının suçun oluşması için yeterli olmadığı vurgulanmıştır. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.
Etkin Pişmanlığın Zamanlaması
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 08.11.2017 tarihli, 2017/17894 E., 2017/12470 K. kararında, TCK 274/1’in uygulanabilmesi için kural olarak hüküm kuruluncaya kadar gerçeğe dönülmesi gerektiği, hükümden önce aleyhine beyanda bulunulan kişi hakkında hak kısıtlaması doğuran bir karar verilmişse gerçeğin bu karardan önce söylenmesi gerektiği belirtilmiştir. Daire ayrıca bozmadan sonra yapılan yargılamada dinlenen tanık için bozma sonrasındaki hükmün esas alınacağını ifade ederek ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 04.03.2013 tarihli, 2012/4549 E., 2013/3256 K. kararında ise TCK 274/3’ün, aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşmeden gerçeğe dönme hâlinde uygulanabileceği ve üç yıldan fazla hapis gerektiren suçun kovuşturmasında yalan tanıklığın 272/3 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş; aleyhe temyiz bulunmadığından ceza onanmıştır. Haksız şikâyet ve iftira bakımından asılsız şikâyete karşı ne yapabilirim (iftira suçu) yazımıza da bakılabilir.
Tanık, Şüpheli ve Savunma
Tanık olarak çağrılan kişi gerçeği söylemek zorundadır; ancak kendisini veya yakınlarını suçlayan beyan verme yükümlülüğü yoktur. Beyanların değerlendirilmesi için tek tanık beyanı mahkûmiyete yeter mi yazımız önemlidir. Tanık sıfatıyla verdiği beyan nedeniyle hakkında soruşturma başlayanlar ifade vermeden önce hukuki destek almalıdır.
Tanığın kendisi değil de bir başkası tanığı belirli bir yönde ifade vermeye zorlarsa tanığı veya bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs suçu (TCK 277), bu amaçla alenen beyanda bulunursa adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu (TCK 288) gündeme gelir.
Sonuç ve Değerlendirme
Yalan tanıklık hem hapis cezası hem de aleyhine tanıklık edilen kişinin uğradığı sonuçlar bakımından ağırlaşabilen bir suçtur. Gerçeğe dönme imkânı doğru zamanda kullanıldığında cezayı kaldırabilir veya önemli ölçüde azaltabilir.
Avukat Desteğinin Önemi
Tanıklık nedeniyle soruşturma başladığında beyanların ve zamanlamanın titizlikle incelenmesi gerekir. Acil durumlarda gözaltı ve ifade desteği sayfamızı, İstanbul dosyaları için Kartal ceza avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Yalan tanıklığın cezası nedir?
TCK 272/1’e göre soruşturma kapsamında dört aydan bir yıla kadar, mahkeme huzurunda veya yemin ettirerek tanık dinlemeye yetkili kişi önünde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir (272/2). Üç yıldan fazla hapis gerektiren suçun soruşturma veya kovuşturmasında iki yıldan dört yıla kadar hapse hükmolunur (272/3).
Tanığın beyanlarında çelişki olması suçu oluşturur mu?
Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, beyanlar arasındaki çelişkinin tek başına yalan tanıklık suçunun oluştuğunun kabulü için yeterli olmadığını, gerçeğe aykırılığın bilinerek ve istenerek yapıldığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini belirtmiştir.
Yalan tanıklıkta etkin pişmanlık var mı?
Evet. TCK 274’e göre aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hak kısıtlaması doğuran karar verilmeden veya hükümden önce gerçeğin söylenmesinde ceza verilmez; karardan sonra ve hükümden önce söylenmesinde cezanın üçte ikisinden yarısına kadarı, mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce söylenmesinde yarısından üçte birine kadarı indirilebilir.
Lehe tanıklıkta gerçeğe dönülürse etkin pişmanlık uygulanır mı?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, maddi gerçeğin korunduğu yalan tanıklık suçunda beyanın lehe veya aleyhe olmasının önem taşımadığını ve lehe yalan tanıklıkta bulunup yargılama bitmeden gerçeğe dönenlere de TCK 274/1’in uygulanabileceğini kabul etmiştir.
Baskı altında yalan söyleyen tanık cezalandırılır mı?
TCK 28’deki cebir ve tehdit hükmü ancak karşı konulamayacak, muhakkak ve ağır bir tehdit hâlinde uygulanır. Genel Kurul, tehdidin geçici olduğu ve gerçeği söyleme imkânının bulunduğu olayda bu hükmün uygulanamayacağını kabul etmiştir.
Av. Burak Kahraman, tanıklık, iftira ve adliyeye karşı suçlarda soruşturma ve kovuşturma savunması konusunda destek sunmaktadır.
Hukuki Sorumluluk Reddi: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olayınıza özel hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır; güncel mevzuat ve içtihat doğrultusunda değerlendirme için bir ceza avukatına danışmanız önerilir.