Kısa cevap: Suç üstlenme suçu (TCK 270), yetkili makamlara gerçeğe aykırı olarak bir suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kişiye iki yıla kadar hapis cezası öngörür. Suç; üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak için işlenirse ceza dörtte üç indirilebilir ya da tamamen kaldırılabilir. Yargıtay, gerçek failin bir yakınından suçu üstlenmesini istemesini çoğu dosyada suç üstlenme değil, suçluyu kayırma (TCK 283) olarak nitelendiriyor. Suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında yer almaz.
Başkasının suçunu üzerine almak çoğu zaman aile içinde, bir anlık kararla yapılır. Bir trafik kazasından sonra direksiyonda başka birinin olduğunu söylemek ya da ele geçen bir eşyayı kendisine ait gibi göstermek bunlara örnektir. Ceza hukuku bu davranışı adliyeye karşı suçlar arasında düzenler. Ancak somut olayın nasıl nitelendirileceği, kimin hangi maddeden sorumlu tutulacağını değiştirir. Bu yazıda TCK 270’in unsurlarını, yakınlar için öngörülen indirimi, suçluyu kayırma ve suç uydurma ile ayrımı ve tam metnini okuduğumuz üç Yargıtay kararını anlatıyoruz. Güncel metin için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun güncel metni incelenebilir.
Suç Üstlenme Suçu Nedir?
Suç üstlenme, yetkili makamlara gerçeğe aykırı olarak bir suçu kendisinin işlediğini veya o suça katıldığını bildirmekle oluşan, adliyeye karşı bir suçtur. Korunan değer, adli makamların gerçeği doğru araştırması ve gerçek failin yargılanmasıdır. Üstlenilen suçun hiç işlenmemiş ya da başkası tarafından işlenmiş olması sonucu değiştirmez.
TCK 270/1’in tam metni şöyledir: “Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.”
Maddede iki ayrı seçimlik hareket vardır: suçu bizzat işlediğini bildirmek ve suça katıldığını bildirmek. Kişi kendini fail olarak gösterebileceği gibi, azmettiren veya yardım eden olarak da gösterebilir. Her iki hâlde de bildirimin gerçeğe aykırı olması gerekir. Gerçekten suça katılmış birinin bunu itiraf etmesi suç değildir; ikrar, kişinin kendi sorumluluğunu ortaya koyar.
Suç Üstlenme Suçunun Unsurları Nelerdir?
Kısa cevap: Yetkili makama yapılan, gerçeğe aykırı, kişinin kendisini fail veya şerik gösterdiği bir bildirim ve üstlenilen fiilin suç olması gerekir.
Suç üstlenmenin oluşması için dört unsurun birlikte bulunması gerekir. Bildirim yetkili bir makama yapılmalı, gerçeğe aykırı olmalı, kişi kendisini fail veya şerik olarak göstermeli ve üstlenilen fiil kanunda suç olarak tanımlanmış olmalıdır. Unsurlardan biri eksikse TCK 270 uygulanmaz; olay başka bir suça veya hiçbir suça uymayabilir.
- Yetkili makam: Suç ihbarı almaya ya da soruşturma yürütmeye yetkili makamlardır: Cumhuriyet savcılığı, polis, jandarma ve mahkeme. Arkadaşlar arasında ya da sosyal medyada “ben yaptım” demek bu suçu oluşturmaz.
- Gerçeğe aykırılık: Kişi suçu işlememiş veya suça katılmamış olmalıdır.
- Kendini gösterme: Şüpheli olarak kişi kendi adını verir. Başka bir gerçek kişiyi gösterirse iftira, kimseyi göstermeden işlenmemiş bir suçu ihbar ederse suç uydurma gündeme gelir.
- Üstlenilen fiilin suç olması: Yargıtay’ın incelediğimiz kararlarında açıkça vurgulanan bu şarta göre fiil kabahat ya da idari yaptırım gerektiren bir eylemse TCK 270 oluşmaz.
Suç ancak kasten işlenebilir. Failin bildirdiği şeyin gerçek olmadığını bilmesi ve yine de bildirmesi gerekir. Kişinin olayı yanlış hatırlaması veya hukuki nitelendirmede yanılması kast yokluğu tartışması doğurur.
Suç Üstlenmenin Cezası Kaç Yıl?
Kısa cevap: Bir aydan iki yıla kadar hapis. Yakını kurtarmak için işlenirse mahkeme cezayı 3/4 indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Suç üstlenmenin cezası bir aydan iki yıla kadar hapistir. Üst sınır TCK 270’den, alt sınır ise süreli hapis cezası bir aydan az olamaz diyen TCK 49/1’den gelir. Kanun hapis ile adli para cezası arasında seçimlik bir yaptırım öngörmemiştir. Yine de bir yıl veya daha az süreli hapis kısa süreli sayıldığı için TCK 50’ye göre adli para cezasına çevrilebilir.
Gerçek failin ve suçu üstlenen kişinin sorumluluğu birbirinden ayrıdır. Asıl suçun faili kendi suçundan yargılanır. Suçu üstlenen kişi ise ya TCK 270’ten ya da olayın niteliğine göre TCK 283’ten sorumlu tutulur. Üstlenmeyi isteyen kişi, azmettiren sıfatıyla ayrıca sorumluluk riskiyle karşılaşır.
Yakını Kurtarmak İçin Suç Üstlenirsem Ceza Alır mıyım?
Suç üstlenme suçunda yakın indirimi, suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi hâlinde uygulanır. Mahkeme cezayı dörtte üç oranında indirebilir ya da tamamen kaldırabilir. Hangisinin uygulanacağına mahkeme karar verir; indirim otomatik değildir ama mahkeme tercihini gerekçesiyle göstermelidir.
Maddedeki liste sınırlıdır: anne, baba, büyükanne ve büyükbaba (üstsoy), çocuk ve torun (altsoy), eş ve kardeş. Nişanlı, kuzen, amca, kayınbirader veya yakın arkadaş için bu indirim öngörülmemiştir. Ayrıca bildirimin o kişiyi cezadan kurtarmak amacıyla yapılmış olması gerekir. Örneğin kişi yakınını korumak için değil de başka bir çıkar için suçu üstlenmişse bu indirim tartışmalı hâle gelir.
16. Ceza Dairesi’nin incelediğimiz dosyasında mahkeme, kardeşini suçtan kurtarmak için hareket eden sanığın cezasında 3/4 indirim yapmış; ancak hükümde hangi maddeye dayandığını göstermemişti. Daire bunu da ayrı bir bozma nedeni olarak saydı. İndirim uygulanıyorsa hükümde dayanağın açıkça gösterilmesi gerekir.
Suç Üstlenme ile Suçluyu Kayırma Arasındaki Fark Nedir?
Kısa cevap: Suç üstlenmede kişi suçu kendi üzerine alır; suçluyu kayırmada gerçek faile araştırmadan veya yargılamadan kurtulma imkânı sağlanır. Yargıtay, faile ‘sen üstlen’ demeyi TCK 283’e azmettirme saydı.
Suç üstlenme ile suçluyu kayırma, uygulamada en çok karıştırılan iki suçtur. Suçluyu kayırma (TCK 283), suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlamayı cezalandırır ve altı aydan beş yıla kadar hapis öngörür. Üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya suç ortağı tarafından işlenirse cezaya hükmolunmaz (TCK 283/3).
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 22.02.2024 tarihli, 2023/4430 E., 2024/1633 K. kararında sanık, sevk ve idaresindeki araçla bir yayaya çarpmış, olay yerinden ayrılmış ve sonra kardeşinden kazayı kendisinin yaptığını söylemesini istemişti. Yerel mahkeme sanığı “suç üstlenmeye azmettirme” suçundan cezalandırdı. Daire ise sanığın, taksirle yaralama suçundan yargılanmasını engellemek amacıyla kardeşinden kazayı kendisinin yaptığını söylemesini istemesinin TCK 283/1’deki suçluyu kayırma suçuna azmettirme oluşturduğunu belirterek hükmü oy birliğiyle bozdu.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 18.04.2016 tarihli, 2015/6300 E., 2016/3236 K. kararında ise gerçek fail, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan işlem yapılırken kardeşinin kimlik bilgilerini vermiş, dava kardeşe açılmıştı. Kardeş duruşmada suçu kendisinin işlediğini söyledi ve suç üstlenmeden mahkûm edildi. Daire, bu savunmanın gerçek failin yargılanmasını engellemeye yönelik olduğunu ve eylemin TCK 283/3 kapsamında suçluyu kayırma oluşturduğunu kabul ederek hükmü bozdu. Bu nitelendirme önemlidir: TCK 283/3’te kardeş için cezaya hükmolunmaz, TCK 270’te ise yalnız indirim veya takdire bağlı kaldırma vardır.
Konuya ilişkin ayrıntılar için suçluyu kayırma suçu (TCK 283) yazımıza bakabilirsiniz.
Suç Üstlenme, Suç Uydurma ve İftira Nasıl Ayrılır?
Suç üstlenme, suç uydurma ve iftira; bildirimde kimin gösterildiğine göre ayrılır. Kişi kendisini şüpheli olarak gösteriyorsa suç üstlenme (TCK 270), kimseyi göstermeden işlenmemiş bir suçu ihbar ediyorsa suç uydurma (TCK 271), işlemediğini bildiği belirli bir kişiyi gösteriyorsa iftira (TCK 267) söz konusudur.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 30.06.2020 tarihli, 2019/143 E., 2020/14545 K. kararında sanık, Cumhuriyet başsavcılığına dilekçe vererek gerçeğe aykırı biçimde arkadaşını öldürdüğünü bildirmişti. Yerel mahkeme eylemi suç uydurma kabul etti. Daire ise kişinin gerçekte hiç işlenmemiş veya başkası tarafından işlenmiş bir suçu kendisinin işlediğinden bahisle bildirimde bulunmasının suç üstlenme olduğunu belirterek suç vasfında yanılgı nedeniyle hükmü oy birliğiyle bozdu.
Ayrım cezayı doğrudan etkiler. Suç uydurmanın üst sınırı üç yıl, iftiranın ise bir yıldan dört yıla kadar hapistir. İftirada maddi eser ve delil uydurulursa ceza yarı oranında artar (TCK 267/2). İftira suçunu ayrıntılı olarak asılsız şikâyet ve iftira suçu yazımızda ele aldık.
Suç Üstlenme Davası Nasıl Başlar, Hangi Delillere Bakılır?
Suç üstlenme dosyaları genellikle asıl suçun soruşturması sırasında ortaya çıkar. Görgü tanığının farklı bir kişiyi tarif etmesi, kamera kaydı, baz istasyonu bilgisi, hastane kaydı veya parmak izi, bildirimin gerçeğe aykırı olduğunu gösterir. Savcılık bu durumda hem asıl fail hem de üstlenen kişi hakkında işlem yapar.
Savunmada şu sorular belirleyicidir: Bildirim yetkili bir makama mı yapıldı? İfade tutanağı kişinin kendi beyanını doğru yansıtıyor mu? Kişi kendisini gerçekten fail veya şerik olarak mı gösterdi, yoksa yalnız “bilmiyorum” mu dedi? Üstlenilen fiil kanunen suç mu? Yakınlık ilişkisi ve kurtarma amacı belgelenebiliyor mu? Asıl failin talebi varsa olay TCK 283 kapsamında mı değerlendirilmeli? Kişinin ikrarının tek başına mahkûmiyete yetip yetmediği konusunda ikrarın delil değeri yazımız yol gösterir.
Suç Üstlenme Suçunda Zamanaşımı, Erteleme ve HAGB Nasıl İşler?
Suç üstlenme suçunda dava zamanaşımı sekiz yıldır; çünkü TCK 66/1-e, üst sınırı beş yılı geçmeyen hapis cezası gerektiren suçlar için sekiz yıllık süre öngörür ve TCK 270’in üst sınırı iki yıldır. Süre, gerçeğe aykırı bildirimin yetkili makama yapıldığı günden itibaren işlemeye başlar.
Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az olduğu için, şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK 231/5) ve hapis cezasının ertelenmesi (TCK 51/1) gündeme gelir. 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’la değişen CMK 231/6’ya göre HAGB için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve zarar varsa giderilmesi gerekir. Bir yıl veya daha az süreli hapis kısa süreli sayıldığından (TCK 49/2), TCK 50’deki seçenek yaptırımlara çevrilmesi de mümkündür. İncelediğimiz 8. Ceza Dairesi dosyasında yerel mahkeme kısa süreli hapsi 4.500 TL adli para cezasına çevirmişti.
Ayrıca üst sınırı iki yıl olduğundan TCK 270, asliye ceza mahkemesinde basit yargılama usulünün uygulanabileceği suçlar arasına girer (CMK 251/1). Bu usulde mahkûmiyet hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir (CMK 251/3). Sanık itiraz ederse yargılama genel hükümlere döner; 8. Ceza Dairesi dosyasında da süreç bu şekilde işlemişti.

Sonuç ve Değerlendirme
Suç üstlenme suçu, kişinin yetkili makamlara gerçeğe aykırı biçimde kendisini fail veya şerik olarak göstermesiyle oluşur ve bir aydan iki yıla kadar hapis gerektirir. Yakını kurtarma amacı cezayı ciddi biçimde hafifletebilir. Ancak Yargıtay, gerçek failin bir yakınına “sen üstlen” demesini ve kardeşin failin yargılanmasını engelleyen beyanını suçluyu kayırma kapsamında değerlendirmektedir. Bu nedenle dosyada ilk yapılması gereken, olayın TCK 270, 271, 267 ve 283’ten hangisine uyduğunu doğru tespit etmektir.
Avukat Desteğinin Önemi
Uygulamada sık yapılan hatalardan biri, aile içinde ‘nasılsa ceza almaz’ düşüncesiyle ifadeyi ilk anda değiştirmektir. Oysa yanlış beyan hem üstlenen kişiyi hem de üstlenmeyi isteyen kişiyi ayrı soruşturmaya sokar. İkinci hata, yakınlık indiriminin her durumda uygulanacağını sanmaktır; nişanlı, kuzen veya arkadaş bu kapsamda değildir. Üçüncü hata ise 283/3’teki cezasızlık imkânının tartışılmamasıdır. Bu ayrımlar, ifade verilmeden önce değerlendirilmelidir. acil durumlarda gözaltı ve ifade desteği sayfamıza ve İstanbul dosyaları için Kartal ceza avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Suç üstlenme suçunun cezası nedir?
TCK 270/1’e göre yetkili makamlara gerçeğe aykırı olarak suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kişiye iki yıla kadar hapis cezası verilir. TCK 49 uyarınca alt sınır bir aydır. Ceza seçimlik değildir; ancak bir yıl veya daha az hükmedilirse adli para cezasına çevrilebilir.
Babamın, eşimin veya kardeşimin suçunu üstlenirsem ne olur?
Suç, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmişse mahkeme cezayı dörtte üç oranında indirebilir ya da tamamen kaldırabilir. Takdir mahkemenindir. Maddede sayılmayan kişiler, örneğin nişanlı, kuzen veya arkadaş için bu indirim öngörülmemiştir.
Suç üstlenme şikâyete bağlı mıdır, uzlaşma olur mu?
Hayır. TCK 270 şikâyete bağlı bir suç değildir; savcılık resen soruşturur. CMK 253/1’deki uzlaştırma listesinde de yer almadığı için uzlaştırma yoluna gidilmez.
Suç üstlenme ile suçluyu kayırma arasındaki fark nedir?
Suç üstlenmede kişi, suçu kendisinin işlediğini bildirir. Suçluyu kayırmada (TCK 283) ise gerçek faile araştırmadan, yakalanmadan veya yargılanmadan kurtulması için imkân sağlanır. Yargıtay, gerçek failin bir yakınından suçu üstlenmesini istemesini TCK 283’e azmettirme olarak değerlendirmiştir.
Trafik kazasını başkası üstlenirse kim sorumlu olur?
8. Ceza Dairesi’nin 2024/1633 K. sayılı kararında kazayı yapan sanığın kardeşinden kazayı üstlenmesini istemesi suçluyu kayırmaya azmettirme sayılmıştır. Kazayı yapan kişinin taksirle yaralama gibi asıl suçtan sorumluluğu ayrıca devam eder.
Suç üstlenme suçunda zamanaşımı ne kadardır?
Üst sınır iki yıl olduğundan TCK 66/1-e gereği dava zamanaşımı sekiz yıldır. Süre, gerçeğe aykırı bildirimin yetkili makama yapıldığı tarihten başlar.
Av. Burak Kahraman, adliyeye karşı suçlar, suç üstlenme ve suçluyu kayırma dosyalarında soruşturma ve kovuşturma aşamasında müdafilik desteği vermektedir.
Hukuki Sorumluluk Reddi: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, somut olayınıza özel hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır; güncel mevzuat ve içtihat doğrultusunda değerlendirme için bir ceza avukatına danışmanız önerilir.